Bu Kalp Seni Unutur Mu 7.Bölüm Online İzle..

Posted By admin on 24 Kasım 2009

Bu Kalp Seni Unutur Mu 7.Bölüm Online olarak İzlemek İçin Eklenmiştir… Kaçıranlar , Tekrar İzlemek İsteyenler ve Arşivinde bulundurmak isteyenler:

Bu Kalp Seni Unutur Mu 7.Bölüm İzlemek İçin Tıklayınız…

About The Author

admin

Comments

13 Responses to “Bu Kalp Seni Unutur Mu 7.Bölüm Online İzle..”

  1. ali ismet diyor ki:

    dizide muvazzaf subaylara yapılan işkenceler eksik kalmış…
    yüzbaşıyı erlere dövdürtmüş bir iğrençlikte mevcuttur (savaş esirlikde dahi bulunmayan bir uygulamadır)…
    umarım konuya uygun yaşayan emsallerden bilgi alıp diziye baharat katabilirsiniz..
    konunun bu cephesi debi deryadır haberiniz olsun…

  2. yorumkuşu diyor ki:

    dizi sürekli o yıllarda devletin kürtleri öldürdüğü mesajı veriyor. cezaevinde ölen adamın adı, güneydoğulu olduğu söylenen sinan, ve hep mazlum durumunda gösterilen cezaevindekiler, bütün cümle aralarında alttan alta bu mesaj var. sanki terör ve anarşi yapmamışlar bu adamlar gibi anlatılıyor. oysa ben o dönemi yaşadım biliyorum. bütün bunları beyin yıkamak için “hazmettirmek” için yapıyorlar. BİLİYORUZ. SİZİ İZLİYORUZ.
    tomris giritlioğlu ndan bşka türlüsü gelmezdi zaten. kürt olunca mutlaka devlete düşman olunacak değil mi tomris hanım. yapmak istediklerinize izin vermeyeceğiz. bunu bilin.
    faşist dizi mutlaka bunun hesabı yapımcılardan sorulacaktır. ( kendi sloganlarıyla cevap verelim)

  3. tolga caliskan diyor ki:

    12 eylül cuntasının yaptıklarını gözler önüne seren dizi baskılarla aşk dizisine dönüştü
    hayali cunta arayanlara işte gerçek cunta hadi yargıla.katliamların ve işkencelerin hesabını sor

  4. türk solu diyor ki:

    selam,
    ya bu filimde ne kadar guzel seyleri anlatiyorsunuz süper bir filim ailese hatta sülalece izlyoruz süper yapimcilara ve oyunculara selam.
    Türkiyenin gercek yüzünü gözü körlere gösteriyorsunuz ya süperrr
    tsk.

  5. insan diyor ki:

    emeğinize sağlık film çok güzel olmuş.rahatsızlık duyan insanlar geçmişte bu olaylar üzerinde rantçılık yapan insanlardır.yada gerçekleri görmek istemeyen kör insanlardır

  6. insan diyor ki:

    malesef günümüz basını tarihten hiç nasibini almamış.ve hala gerçekleri saklayıp millete yalanlar uydurmakla meşkul.ülkeni çok seviyorsan milliyetçilik değil; icatlar yap faydan olsun.

  7. Berfo diyor ki:

    Diyarbakirda yasanilanlari bu filmle degil böyle 10 filmle bile anlatamazssiniz,.!orda yasananlar korkunc ötesi…insanligin yok oldugu bir cehennem…Devlet tam adilik yapiyor.gercek gecmisiyle yüzlesmek istemiyor sansür yapiyor hep..ama gercek Diyarbakir bir gün anlatilacaktir buna eminim ben..binlerce insan öldürüldü,sakat birakildi.Esat oktay yildirim gibi bir cellat orda neler yapti cogu kisi bilir ama sadece kendisine bilir…cezasi verildi öldürüldü…üldürenlerde 3 kursun ile bu mazlum bu kemal bu hayri icin diye siktilar o köpege..Sansürsüz anlatinki o zaman gercekleri insanlar ögrensin bilinclensin ve 12 eylülü yargilayabilsinler…ama tabi söz konusu türkiye olunca halkindan bir medet ummak cok sacma olur..resmen uyuyorlar uyanmalarida cok zor bu sekliyle..

  8. kübra nomer diyor ki:

    çok güzel çok beğendim

  9. berna kara diyor ki:

    ben tam bir halyal kırıklığı diyorum,nerde hatırla sevgili nerde bu..halbuki hangi diziyle çakışırsa çakışsın izlerim diyordum ama…bir kere hikaye berbat,belgesel yönü düşünülürse e onun için dizi olmasına gerek yok.yasemin ve ahmetin hikayesi çok güzeldi.burda inandırıcılığı sıfır bir hikaye izliyoruz bırak etkilenmeyi iğrenç buluyorum ben.en basit kadın bile uyuyan bebeğini birakip gecenin körü başka bir erkeğe kocadan gizli yardıma koşmaz.burdaki kadin iki saniye vakti olsa kosuyor.simdi bu ilişkinin nesi etkileyici …böylesine güzel olabilecek bir dönem dizisi niye ihanet,yasak aşk gibi üstelik hayali senaryolara bulanır bilmiyorum.yaşasın HATIRLA SEVGILI

  10. cemile diyor ki:

    diziyi beğenerek izliyorum.fakat akşamki bölüm sanki bir sonmuş gibi geldiayrılıklar haikayesiydi…umarım bitmez…yoksa çok üzülürüzz…..

  11. cesur yalman diyor ki:

    DIZI NASIL BASLADI NEREYE GIDEYOR BI BAKAN.MESELE ILE HIC BIR ALLAKASI NERDEYSE KALMADI

  12. Can diyor ki:

    İhaneti bize normal gibi göstermeye çalışıyorlar, bu inanin çok saçma bir dizi oldu. Severek izliyordum ama artık bitsin diyorum. Seven bir adamı göz göre göre aldatıyolar ve bunu normal şekilde anlatmaya çalışıyolar. hatta ve hatta ihanet etti die Yıldızın kızması uzerıne Yıldız olaylara kendini düşünüyor olarak gösterıyo ve ezik muamelesi görüyor. madem bu kadar normal bişey aldatması nie herkesden saklıyolar. inanin çok saçma. türk halkının değerlerini bu kadar küçük düşürücü bir dizi desteklemiyorum.

    hersey bir yana birde başkasıyla beraber olmuş kadını, kocası hala nasıl kabul ediliyor bunu anlamak ımkansız..

  13. gercekler diyor ki:

    Bu dizinin senaryo danismanlari TARAF VE ZAMAN GAZETESI YAZARLARIDIR. Solculari kucuk dusurmek icin kocalarini aldatan iki solcu kiz kardes yazilmistir. Sagci karakterler mutlu ve mesut bir sekilde yuvalarini kurmuslardir. TOMRIS GIRITLIOGLU hatirla sevgili’de de ayni olaylari yapmisti ve bir danisman krizi yasanmisti. Fahri Aral Ilim yayma cemiyetinin emriyle dizinin senaryo danismanligindan attirilmisti. “Kanlı Pazar”ın gölgesi 38 yıl sonra bir TV dizisinin üstüne düştü. “Hatırla Sevgili” dizisinin yapımcıları, danışmanlardan Fahri Aral’ı, dizide 1969′daki olayda İlim Yayma Cemiyeti’ni ilzam eden bir replikten sorumlu tutarak işten çıkardı.

    Bugün bianet’e gönderdiği açıklamaya göre “Hatırla Sevgili” danışmanı, 32. Bölüm’ün senaryosunda yeralan bir hapisane sahnesinde, Deniz Gezmiş’in Şubat 1969’daki Kanlı Pazar olaylarına tepkisinin “onu tanıyan, uslubunu ve konuşma tarzını bilen biri olarak” dizide yayınlandığı şekilde canlandırılmasını öneriyor.

    Yönetmen ve senaristin de benimsediği versiyona göre Deniz Gezmiş cezaevinde olayları radyodan dinlerken, “…olayları yaratanlar İlim Yayma Cemiyeti üyeleri değil mi, zaten bu adam da (eski İstanbul Valisi Vefa Poyraz) bu cemiyetin şeref üyesi değil mi…” diyerek tepki gösteriyor.

    Sansürcü mantık…
    Aral, yayınladığı açıklamada, adlarının bu şekilde anılmasından rahatsız olan İlim Yayma Cemiyeti’nin şimdiki yöneticileri düzeltme isteyince yapımcıların kendisini senaryodan sorumlu tutarak işine son verdiklerini duyurdu.

    Aral “32. Bölüm’den sonra meydana gelen gelişmeler, Hatırla Sevgili’de ‘reyting uğruna’ yapılan bazı şeylerin nasıl bir anti-demokratik ve sansürcü mantığa dönüştüğünü gösterdi” dedi.

    Hatırla Sevgili 27 Ekim 2006′dan bu yana atv’de gösteriliyor. Sis Yapım şirketince üretilen dizinin yönetmenleri Ümmü Burhan ve Faruk Teber; senaryo yazarları Nilgün Öneş, Şebnem Çıtak ve Aylin Alıberen; diğer danışmanlar arasında Can Dündar, Mümtazer Türköne, Ferhat Kentel, Mustafa İlker Gürkan ve Mustafa Yalçıner de var.

    Aral’ın açıklamasının tamamı şöyle:

    BİR AÇIKLAMA

    Bir süredir ATV’de yayınlanmakta olan Hatırla Sevgili adlı dizinin 25. Bölümü’nden itibaren danışmanlığını yapmaktaydım. Bu danışmanlığı kabul etmemin başta gelen nedeni, bir dönem dizisi olduğunu iddia eden böyle bir yapımda yansıtılacak tarihi gerçekleri, olayları bizzat yaşamış biri olarak, yeni kuşaklara saptırmadan, doğru olarak aktarılmasına katkıda bulunmak kaygısıydı.

    Ne var ki, 32. Bölüm’den sonra meydana gelen gelişmeler, Hatırla Sevgili’de “reyting uğruna” yapılan bazı şeylerin nasıl bir anti-demokratik ve sansürcü mantığa dönüştüğünü göstermiş olduğu için kendimi konuyla ilgili bir açıklama yapmakla sorumlu saydım.

    Şöyle ki, 32. Bölümdeki bir hapisane sahnesinde Deniz Gezmiş’i canlandıran oyuncu, Şubat 1969’daki Kanlı Pazar olaylarından sonra basın toplantısı düzenleyen dönemin İstanbul Valisi Vefa Poyraz’ın radyoda yayınlanan sözlerine tepki duyarak, “…olayları yaratanlar İlim Yayma Cemiyeti üyeleri değil mi, zaten bu adam da bu cemiyetin şeref üyesi değil mi..” şeklinde sözler sarfeder.

    Bölümün yayınlanmasının ertesinde ise İlim Yayma Cemiyet’nin şimdiki yöneticileri bu sözlere tepki duyarak, bunu yapımcı kuruluşa iletir ve düzeltilmesini ister.

    İşin tuhaf ve kamuoyu tarafından bilinmesini istediğim önemli yanı; yapımcı kuruluş yöneticilerinin İlim Yayma Cemiyeti’nin bu tepkisi karşısında danışman olarak beni sorumlu tutmasıdır.

    Bu bölümde tepkilere neden olan bilgiler dahil danışmanlık sürem boyunca senaryo yazımından çevre düzenlemesine kadar gerekli tüm bilgileri, bizzat yaşadıklarımdan ve danışmanlığa başladığımdan beri dizinin yapımcılarına da açtığım kişisel arşivimdeki çeşitli kaynaklardan (günlük gazeteler, dergiler, bildiriler, afişler, fotoğraflar ve sözkonusu bölüm için de ANT Haftalık Dergi Sayı) derleyerek, yapımcı kuruluşun çeşitli kademelerinde görevli çalışanlarına yazılı ve sözlü olarak ilettim.

    Bunun yanısıra 32. Bölüm’ün senaryosında yeralan ve “tepki” toplayan diyalogun önerisini de Deniz Gezmiş’i tanıyan, uslubunu ve konuşma tarzını bilen biri olarak ben yaptım.

    Türkiye tarihinin en önemli dönüm noktalarında, “kimi zaman yirmi yılda yaşanacakların yirmi saatte yaşandığı” dönemlerde tarihe tanık olmuş biri olarak bu danışmanlık süresi içinde yaşanan gerçekleri dile getirmeye, bunların yeni kuşaklara doğru olarak aktarılmasına çalıştım.

    Bunun bilincinde olarak, başta inandıkları daha güzel bir dünya uğruna idam sehpalarına giden Denizlerin ve bu uğurda can veren onlarca arkadaşımın anısına saygı duyduğumdan, sözkonusu dizinin danışmanlığı ile hiçbir ilişkimin kalmadığını duyurmak istiyorum.

Leave a Reply