Apolitik olmak bizim suçumuz değil
Posted By admin on 29 Kasım 2009
Bülent İnal, SHOW TV’de yayınlanan ‘Bu Kalp Seni Unutur mu?’ dizisinde baÅŸrollerden birini üstleniyor. 80 dönemini bilmeyen gençlerin kafasında bir pencere açmak için dizinin doÄŸru bir proje olduÄŸunu belirten Bülent İnal, ‘oynadığım karakterle hayata bakışımız aynı’ diyor.
Darbe döneminde yedi yaşında olan Bülent İnal, ‘daha sonra okuyup araÅŸtırdığımda darbenin çok da iyi bir ÅŸey olmadığını öğrendim. Türkiye’nin içinde bulunduÄŸu birçok sorunun kaynağı aslında 12 Eylül darbesi ve 1982 Anayasası’dır’ diyor. İnal ile darbe dönemiyle baÅŸlayan sohbetimiz gündemden düşmeyen bıyık mevzusundan eski sevgilisini unutamadığı yolunda çıkan haberlere kadar uzandı.
- Bu karakter size ne kadar yakın?
Sinan, sol bir örgütün lider kadrosunda sayılabilecek teorisyenlerinden biri. Darbeyle birlikte savrulduğu ve travma yaşadığı bir dönemi var. Böyle devrimci bir politik geçmişim olmadığı için normalde bir benzerliğimiz yok. Dünya görüşü ya da hayata bakış olarak tabii ki benzer yanlarımız var. Ama bizler daha apolitik neslin çocuklarıyız. Onlar gibi cesur değiliz açıkçası.
- Sizin de kanıksadığınız gibi döneminizin apolitik olmakla eleştirilmesi için ne düşünüyorsunuz?
Tabii ki bu hiçbirimizin suçu deÄŸil, sistemin sorunu. O zamanki eÄŸitim sistemi de düşünmeme ve yorumlamama üzerineydi. Zaten kitap okumanın kötü bir ÅŸey olduÄŸu üzerine eÄŸittiler, öyle büyüdük. Darbe yapıldığında insanların yüzde 90′ı anayasaya evet dedi ki, o zamanlar yaşımız tutsaydı bizler de belki o yüzdenin içinde olacaktık. Bir televizyon kanalında sokak röportajlarını izlerken 20 yaşında üç tane gencin ellerini havaya kaldırıp ‘Allah’ım İnÅŸallah darbe olur da, bunlardan kurtuluruz’ dediÄŸini duyunca daha da dehÅŸete kapıldım. Darbenin ne demek olduÄŸunu hiç bilmeyen, hayatında öyle bir ÅŸey yaÅŸamamış gençlerin neden darbe istediÄŸini çok algılayamadım. Aileleri mi bunu empoze etti, yoksa politik süreçten oluÅŸan kutuplaÅŸmalar mı gençlere bunu söylettiriyor? Çünkü hiç bilmedikleri, sıkıntısını yaÅŸamadıkları bir sistemi özlüyor ve istiyorlar. Gençlerin bunu anlaması, en azından kafalarında bir pencere açılması için doÄŸru bir projede olduÄŸumu düşünüyorum.
- Gelecek için umutlu musunuz?
Her zaman umutluyumdur. Hiç öyle kaygılarım yoktur. Sonuçta cesur, dürüst ve namuslu olanlar tarihte bir şekilde kazanırlar. Belki de kazanmazlar ama bir gün onların haklılığı çıkar. Dünyanın daha güzel olacağını umut ediyorum. Umutsuzluğa kapılıp oturursak sıkıntılar çözülmez. Herkesin bir şey yapması lazım.
- ‘Bu ülkede yaÅŸanmaz, biz adam olmayız’ diyenlerden deÄŸilsiniz…
Hayır, niye yaşanmasın canım? Dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyoruz. Bu topraklarda çok köklü bir tarih ve kültür var. Bu ülkeden her şey olabilir. Sadece kendimize güvenmemiz ve çok çalışmamız lazım. O zaman her şeyi başarabiliriz. Ama oturarak ve şikayet ederek hiçbir yere varamayız. Sevmediğimiz şeyleri biz değiştirebiliriz, başkası değil.
HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK MÜMKÜN
- Dizide en çok etkilendiğiniz hangi sahneydi?
Bütün ekibi hatta izleyiciyi de tabii ki Diyarbakır Cezaevi sahneleri etkiledi. Orada yaÅŸananları daha önceden duymuÅŸtum ama birçok insan bunları bilmiyordu. Hatta ilk defa öğrenenler oldu. O sahneleri çekerken herkesin bir ÅŸaÅŸkınlık içinde izlediÄŸini ya da oynadığını görüyordum. Bu ülkede böyle bir iÅŸkence biçimi nasıl olabilir diye insanların bunu sorguladıklarını gördüm. Sokakta ya da internette ‘inanmıyorum’ diyenlere rastlıyorum. Darbenin ne olduÄŸuyla ilgili belki de insanlar ilk defa yüzleÅŸtiler. Tabii ki bazıları görmezlikten geldi.
- İzlemesi bazen çok zor geliyor… Geçen gün izlediÄŸim sahnede hala ‘hazır ol’ vaziyetinde yatıyordunuz…
Özellikle o dönemi yaşayanlar izleyemiyor. 12 Eylül belgesellerini izlediğimizde o dönemi anlatan koca koca insanların hala hüngür hüngür ağladıklarını gördüm. O günleri atlatamamışlar. Bunlar bizi daha çok etkiledi.
- Oynadığınız karakter ‘hayata yeniden baÅŸlamak mümkün mü’ diye soruyordu, kendinizi çıkışsız hissettiÄŸinizde bu soruya cevabınız ne olurdu?
Her zaman yeniden başlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Hepimiz bir dönem hayatın yükünün omuzlarımızda olduğunu, bir daha bu cenderenin içinden çıkamayacağımızı düşünmüşüzdür. Ama küçük bir şey olur ya da hayat sizi çok önemli bir dönüm noktasına getirir ve bir gün o cendereden kurtulursunuz. Hayat sizin için yeniden başlar. Sadece sizi hayata döndürecek şeyi fark etmeniz ve onun peşine takılmanız lazım.
- Dizide evlenmek istemediği için sevdiği kadını kaybetme ihtimali yaşayan bir karakter vardı; neden erkekler evlenmeyi istemez?
Genel olarak kadın-erkek fark etmiyor. Evlilik kurumunda sorunlar ve çatırdamalar hep var. İnsanlar evlenmek istiyor aslında ama evlendikten sonra belki yürütemiyorlar. Çevremde bu kurumun çok sıkıcı olduğunu ve çok da inanmadıklarını dile getirenler var. Ama ben böyle düşünmüyorum. Evlilikle ilgili sorunlar yaşayan bir ailede büyümedim o yüzden bana çok uzak ve itici gelmiyor.
AŞK, İŞİMİ MOTİVE EDER
- Sizin aşka bakışınız nasıldır? Aklınızı başınızdan alır mı?
Valla, ne bileyim? Herkeste farklı seyreder. Çok mutlu, keyifli ve neşeli biri olurum. Aşk yaşadığımda her zaman peşinden gitmek isterim. Ayrıca aşkın enerjisini ve güzelliğini yitirmemesi içinse elimden gelen her şeyi yaparım. Öyle biriyim işte, ne bileyim çok da açıklayamam. Sonuçta güzel ve keyifli bir şey. İşimi ve sosyal hayatımı da çok motive eder.
- Eski sevgilinizi unutamadığınızla ilgili çok haber çıkıyor, bu doğru mu?
Medyayla bunları tartışmak da bir tuhaf oluyor… Birçok ÅŸeyi onlardan okuyoruz ve gülüp geçiyoruz. Üstünde durmuyorum artık. Çünkü artık ellerinde bir liste olduÄŸunu düşünmeye baÅŸladım. Sırayla birileri hakkında bir ÅŸeyler yazılıyor. O dönemde bir gazetede bilmem kimle niÅŸanlandı yazarken diÄŸerinde ÅŸimdi de bununla birlikte gibi haberler çıkıyor. Biz ne tuhaf insanlarız ki, bir hafta içinde üç kiÅŸiyle sevgili olup biriyle niÅŸanlanıp ötekiyle kavga edebiliyoruz. Hiç öyle deÄŸiliz ki! Çok ahlaklı ve onurlu yaÅŸamaya çalışıyoruz iliÅŸkilerimizi. Genelde oyuncular sanki bir gün o barda bir gün bu barda gibi gösteriliyor. Bu haberlerin çoÄŸunu ben de sizler gibi gazeteden okuyorum. Artık aramızda bunlar espri konusu olmaya baÅŸladı.
- Şimdi de dizi ekibinden sanat asistanı ile birlikte olduğunuz yazılıp çiziliyor; bunu da sormadan geçemeyeceğim aslı astarı var mı?
Bu konuya bence hiç girmeyelim. Åžimdi bu konuyla ilgili konuÅŸmak istemiyorum. Daha sonra konuÅŸuruz… Bir ÅŸey açıklanması gerekirse de zaten hiç çekinmem, çok da rahat yaÅŸar ve açıklarım. Åžu an öyle bir ortam yok. (Kahkahalar)
- Sanki varmış da yokmuÅŸ gibi oldu…
Çok muallak konuştum ama bazı şeyleri konuşmak için biraz erken.
İÇE KAPANIK BİR ÇOCUKTUM
‘İyi ki oyunculuÄŸu seçmiÅŸim. Çünkü çok içe kapanık ve çok sorunlu bir çocukluÄŸum vardı. Hiç kimseyle konuÅŸamazdım, çok cesur biri deÄŸildim. Her zaman sorunlardan kaçmayı, insanlardan saklanmayı seçen, yalnız yaÅŸayan biriydim. İç dünyam öyleydi. Tiyatro bir nevi tedavi biçimim oldu. Kendimle çok fazla yüzleÅŸip sorunlarımı çözmeye baÅŸladım. Her yıl kendimle ilgili yanlışları, sorunları ve hataları fark ederim. Kısacası oyunculuk beni iyileÅŸtirdi. Gerçi daha sonra da fazla sosyalleÅŸmeye baÅŸladım…’
BIYIK BIRAKMAYI DÜŞÜNMÜYORUM
- Kedilerin bıyıkları kesildiğinde dengeleri kaybolurmuş, bıyıklarınızı kesince size ne oldu?
Rahatladım. (Kahkahalar) Öyle bir sorun yok aslında. Bıyığı birkaç sene kullanıp kesince ilk bir hafta utanıyorsunuz aynaya bakarken. Ama sonra alışıyorsunuz. Bu dizilere baÅŸlayana kadar bıyıklı deÄŸildim. İlk baÅŸrol oynadığım dizide bıyıklarım yoktu. Sonra karakter bir deÄŸiÅŸim geçiriyordu ve o deÄŸiÅŸimde bıyık kullanmaya karar verdik. Sonra üzerine dönem dizisi ‘KurÅŸun Yarası’ geldi. Sanki hep böyle bıyıkla yaşıyormuÅŸum, bıyıksız oynamazmışım gibi oldu. Bundan sonra rol gerektirmezse bıyık bırakmayı düşünmüyorum. İnsanlar da sürekli bıyık mevzusunu konuÅŸunca bıyık öyle yapıştı kaldı
evet bu sitede hertürlü konuşmak serbest sanırım doğru düzgün yorum yapcanıza küfürleşiyorsunuz
bırakın bu işleri komünist kopekler. bıraz okjektif bakın olaylara 5.500 şehit veren ülkücü hareket gerceği var ortada bunu hiçe sayıp komunzmi on plana cıkartmak derdiniz ama şuurlu türk gençleri bu oyuna gelmez bunu kafanıza sokun. askere polise kurşun sıktığınız askeri soktuğunuz durumdan belli. tamamen gereksiz bir dizi.
cok haklısın kemal kardeş sanat okjektif olursa sanattır. rusyanın yalaka kopeklri bunlar. bunlar fatıh sultan mehmetle değil gider che denen kopekle gururduyarlar. genç osmanla değil deniz gezmiş le gurur duyarlar cunku soyu soysuz olanın sutü bozuktur bunların sutu bozulmuş
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
MÜHTESEM BIR DIZI
TEK YOL DEVRİM ama biz devrimcilerin mücadelesi eÅŸitlik özgürlük üstüne ve bizim mücadelemizde kimseyue imtiyaz yoktur kimse de beklemesin bizler kimsenin ayrıcalık isteyerek devrimci olarak gezmesinden hoÅŸnut deÄŸiliz ayrıca bazı elemanları hala bekliyorum gelemediler ..neyse biz alıştık artık onlara fifilemiyoruz…
devrimci ruhumun olanca ateşiyle tüm yoldaşları selamlarım..
tüm yoldaÅŸlarımdan bir ricam olacak daha öncede söylediÄŸim bir söz var aptallarla tartışmayın sizi önce kendi seviyelerine çekerler sonra da tecrübeleriyle yenerler cahile laf anlatmak zordur bu kirvani adlı eleman beni öldürmeye gelecekti hala bekliyorum gelecek diye hatta benim yazdıklarımdan doyayı sorgulayacaklardı sevindim bir an hala o iÅŸtende haber yok yani kısacası kimse onu takmazsa kendi kendine konuÅŸup durur ve içindeki geri zekilı potansiyelini daha kolay sergileyebilir bu ÅŸansı ona vermeliyiz…sizler ona cevap verdikçe o egosunu tatmin etmekte rahatlama hissediyor bu ricimı göz ardı etmeyeceÄŸinizi umutediyorum..kirvani bu arada büyük bir özlemle seni hala bekliyorum..
DEVRİMCİ RUHUMUN OLANCA ATEŞİYLE TÜM YOLDAÅžLARA BİNLERCE SELAM OLSUN…
BEN BU DİZİNİN AMACINI ANLAMADIM GİTTİ ARKADAŞLAR DEVRİMCİLERİ ÖVÜYORMU YERDEN YEREMİ VURUYOR ANLMADIM SANKİ 80 Lİ YILLARDA DEVRİMCİLERİN BÜTÜN İŞİ AŞK MEŞKMİŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR DİZİ BİR NOKTADAN SONRA AMACININ DIŞINA ÇIKTI O İNSANLAR 80 Lİ YILLARDA İNANÇLARI UĞRUNA ÖLDÜLER EVET AŞIK OLDULAR YANLIZ HAYATININ TAMAMI BUNDAN İBARET DEĞİLDİ LÜTFEN O DÖNEMKİ YAŞANANLARA SADIK KALINSIN BİRDE DİZİNİN SPONSORLARI ÇOK TUHAF GELDİ BANA MESELA METRO TURİZM NEYSE UMARIM BUNDAN SONRA AŞKI OLDUĞU KADAR OZAMNKİ MÜCADELEYİDE GÖSTERİRSİNİZ.
SAYIN dizi ekibi …..ne yapıyorsunuz böyle !
hATIRLA SEVGİLİDEN SONRA DİZİNİN İLK BÖLÜMLERİNİ GERÇEKTEN BEĞENMİŞTİK ….
FAKAT ÖZELLİKLE ŞU SON BÖLÜM ŞU AŞKI MEMNU DİZİSİNİ ANDIRIYOR…
LÜTFEN YA ADAM GİBİ DİZİNİN AMACINA GÖRE DEVAM EDİN … YADA DAHA FAZLA DEJENERE ETMEYİNİZ ………… ÖZELLİKLEDE KADINLARI ………
su siteye kendini bilmez insanlar yorum yazmasa ne güzel olcak herkesin grur duyduÄŸu insan kendine kimse kimsenin örnek aldığı mücadelesiyle grur duyduÄŸu kiÅŸiye laf söyleyemez küfür hiç edemez saygılı olun ölçünüzü bilin…